AKP Genel Başkan Yardımcısı Gedikli, Hrant Dink suikasti davasında mahkemenin verdiği kararın Türkiye'de kaos üretmeye çabalayanlar tarafından kullanıldığını söyledi.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, dışarıda Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, içeride CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'de kaos üretebilemk için her türlü adımı attığını, Hrant Dink suikasti davasında mahkemenin aldığı kararın da kaos çıkarmak isteyenlerce kullanıldığını belirtti. Bu durumu, 1997'deki Susurluk protestolarının dönemin hükümetine yönelmesine benzeten Gedikli, "Hrant Dink kararının ardından adeta yeni bir Susurluk üretilmeye çalışılıyor. Belki tencere, tava çalma düşünceleri var ama yemezler. Boş yere uğraşmasınlar, buradan bir Susurluk çıkmaz" dedi.
Ekonomik krizler ve siyasi kaoslar nedeniyle "dünyanın beşik gibi sallandığı" bir dönemden geçildiğini söyleyen Gedikli, "Türkiye'de kaos şarkıları yazmaya çalışanlar, kaos üretmeye çalışanlar var. Bunun için Türkiye içinde de bir koro var, dışarıda da bir koro var" diyerek şunları söyledi:
"Dışarıdaki koronun şefi Sarkozy, içerideki koronun şefi de anamuhalefet genel başkanı. Bunların nağmeleri farklı görünüyor ama aslında aynı şarkıyı söylüyorlar, aynı besteyi yapıyorlar, Türkiye'de kaos üretmenin arayışı içindeler. Bunlara Bremen mızıkacıları da diyebiliriz. Uyumları yok ama Türkiye'de kaos üretebilmek için her adımı atıyorlar. Türkiye'deki koro duruyor, dışarıdaki koro başlıyor dikkat ederseniz. Dışarıdaki koro duruyor, içerideki koro başlıyor"
"Bugün işlerine geldiği için örgüt aramaya başladılar"
Hrant Dink cinayetiyle ilgili mahkeme kararının da Türkiye'de kaos üretme amaçlı kullanıldığını belirten Gedikli, daha önce "Ergenekon"la ilgili olarak "Bu örgüt neredeymiş?" diyen Kılıçdaroğlu'na atıfta bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hrant Dink ile ilgili mahkemenin verdiği karar, Türkiye'de kaos üretmenin bir parçası olarak uygulamaya kondu. Bu karar üzerine ortaya çıkan duruma baktığımız zaman, Danıştay saldırısında örgüt aramayanlar, örgüt yok diyenler baktık bugün bu işin arkasında örgüt olduğunu söylemeye başladılar. Danıştay saldırısında failin yakalanmasıyla birlikte gerçekler açığa çıktı, arka planda olanlar ortaya çıktı. Gerçekler saklanamadı. Bu gerçekler ortaya çıkınca da bu sefer de örtbas etmek için birileri, Hrant Dink için yürüyenlerin bir kısmı da var içinde, Danıştay saldırısında örgüt aramadılar, çünkü işlerine gelmiyordu. Bugün işlerine geldiği için örgüt aramaya başladılar. Bunların başında da içerideki koronun şefi geliyor. Sayın Kılıçdaroğlu, 'böyle bir cinayetin örgütsüz işlendiğine dair verilen karar gerçekten doğru bir karar değil. Bu konuda yüzlerce yazı yazıldı, kitaplar yazıldı, örgütün varlığı ortaya kondu' diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, biliyorsunuz daha önce, 'Bu örgüt neredeymiş? Gösterin kayıt olacağım' demişti. Sayın Kılıçdaroğlu, şimdi örgütü buldun. Koş, git hemen kaydını yaptır. Tabii ki Sayın Kılıçdaroğlu'nun kayıt özürlü olduğunu biliyoruz. Referandumda kaydını yaptırmayı unutmuştu ama bu sefer zannediyorum unutmayacak. Örgüt olduğunu gördü."
"Örgüt arasınlar, itirazımız yok, ama bu hükümeti yıpratmak için kullanılıyor"
Gedikli, Dink suikastiyle ilgili mahkeme kararına, cinayetin örgütlü işlendiği kanısıyla karşı çıkanlara itirazları olmadığını, ancak bu karşı çıkışı hükümeti yıpratmak için kullanma girişimleri olduğunu söyledi:
"Hrant Dink cinayeti için yürüyenler elbette bu örgütü arasınlar, ona bir itirazımız yok. Zaten verilen karar kimseyi tatmin etmedi. Hakimi tatmin etmedi, bizi hiç tatmin etmedi. Fakat bunu bir şekilde hükümeti yıpratmak için kullanmak gibi bir girişim var. Bir nevi Susurluk şeyi var burada. 1997'de Refahyol hükümetine karşı yapılan Susurlukvari eylemleri akla getiriyor. Buradan sanki hakimin verdiği karar üzerine hükümet suçlanmaya ve yıpratılmaya çalışılıyor. Hrank Dink kararının ardından adeta yeni bir Susurluk üretilmeye çalışılıyor. Belki tencere, tava çalma düşünceleri var ama yemezler. Boş yere uğraşmasınlar, buradan bir Susurluk çıkmaz. Zaten sayın başbakanımız yaptığı açıklamalarda da bu işin karanlıkta kalmayacağını söyledi. Dolayısıyla girişimleri bir nevi akim kaldı. Hükümet, Dink cinayetinin aydınlatılması ile ilgili, yürütme olarak üzerine düşen ne varsa yaptı. Yapmamış gibi gösterenler olayı saptırmaya çalışıyorlar."
Kaynak: AA